|
Değerlendirmeler:
İçişleri Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
Dünya Bankası, İller Bankası gibi kuruluşlar tarafından hazırlanan
toplantı, aslında Belediyelerin borçlanmaları ve özellikle dış
borç kullanmaları konusunda dizayn edilmişti.
Ele
alınan konuları özetlersek; gelecekte borçlanma usul ve esasları,
yasalar, iç ve dış borç vericilerin (donörlerin) dikkat ettiği
kriterler, uluslararası para piyasalarının özellikleri,
Belediyelerin nitelikli proje hazırlamadaki bilgi eksiklikleri,
Belediyelerde yaşanan nitelikli danışmanlık hizmeti eksiği, tüm
dünyada hızla gelişen KAMU ÖZEL SEKTÖR ortaklığı modelinin işlevselliği
ve uygulanabilirliği, Belediyelerin tahvil çıkararak borçlanabilmeleri
ve benzeri konular sayılabilir. Toplantıda
belediyelerin borçlanma tipleri ele alındı ve incelendi. Öncelikli
tercihlerin İller Bankası ve hazine garantili borçlanma olduğu
belirtildi (Tabi bu arada Hazineye ödenmeyen Belediye borcunun da
7,5 milyar USD olduğunu unutmamak lazım). DPT
tarafından 2006 yılında yapılan bir araştırmada, farklı nüfus
ve gelişmişlik düzeyindeki belediyelerin farklı özellikler taşıdığı
tespit edilmişti. Belediyeler
için sadece kaynakların artırılmasının yeterli olmayacağı
ortak bir görüş olarak belirdi. Burada daha çok, Belediyelerin
MALİ YÖNETİM KAPASİTESİ'nin artırılmasının gerekli
olduğu ele alındı. Bu konu zaten 2006 yılından beri MİTAGED
olarak ele aldığımız bir konuydu ve eğitimlerimizi dizayn
ederken buna uygun bir teknisyen sınıfı hazırlamaya çalıştığımızı
da her toplantı başlangıcında katılımcılarımıza açıklamıştık. Dış
borçlanma konusunda belirtilen en önemli eksiklik, nitelikli danışmanlık
hizmeti alınmadan hazırlanan projelerin çokluğuydu. Burada altı
çizilen bir nokta da şu oldu; bu projeler için ödenmiş olan yüklü
bedeller Belediye için ayrı bir zarardır (dolayısıyla tüm kamu
için bir mali yüktür). Ülkemizdeki
Belediyelerin Finansman Yönetimi ve Mali Yönetim
konularında kendi içlerinde yeterli bilgi birikimi olan bir birim
kuramadıkları belirtildi. Bu önemli eksikliğin ancak profesyonel
destek (Danışmanlık Hizmeti) alınarak aşılabileceği bir çok
konuşmacı tarafından dile getirildi. Bu konunun önemi de bence
ülkemizde yeteri kadar anlaşılmış değil. Özellikle dış borçlanma
konusundaki çalışmaların başından sonuna kadar yürütülmesinde
sağlanması gerekli olan Nitelikli Danışmanlık hizmeti için ülkemizde
hazır profesyonel uzman sayısı henüz yeterli düzeyde değil. Bu
nedenle Belediyeler ister istemez, doğru bir araştırma yapma
olanakları da kısıtlı olduğu için, eş dost yardımı ile müşavirlik
hizmeti almaya çalışıyorlar. Oysa uluslararası para piyasalarından
borçlanmanın biçimi, ülkemizde çok bilinmiyor. Sadece projenin
teknik detayları ve iyi çizilmiş olması önemseniyor. Bu
eksiklik de ister istemez Belediye açısından üzücü sonuçlara
yol açıyor. Borçlanma
konusunda istekli kurumların Stratejik Plan, Çok Yıllı Bütçe,
Mali Yapı, Finansal Denge, Borç Ödeme Kapasitesi, Reytingler (ülke
ve kurum için), ülke ve dünya konjonktürünü birlikte ele almasının
önemi vurgulandı. Ülkemizde
Belediyeler tarafından hala önemsenmeyen iç ve dış piyasalara
TAHVİL İHRACI konusunda aslında mevcut olan ve değerlendirilmeyen
pazar büyüklüğü dile getirildi. Aslında Mali Raporlama
konusunda sıkıntılar devam ettikçe bu yol Belediyeler için
uygulanabilir görünmüyor ama önümüzdeki dönemde Mali
Raporlama konusunun çok önem kazanacağını bilmeliyiz. Çok
sayıda yasa maddesi, bürokrasi ve uygulamadan şikayet eden
belediyeler oldu. Ama tüm bunlara rağmen bu sıkıntıları önemsemeden,
istekle doğru yolu öğrenip çalışmalarını başlatmak
isteyenler de oldu. Aslında doğru hazırlanmış bir borçlanma
planı yapısı, her zaman donörler tarafından ilgi çeker,
finanse edilme ve uygulama şansı yüksek olur. Toplantılar
esnasında benim katkı amacı ile yaptığım konuşmamda özellikle
belirttiğim Polonya ve Finlandiya ülkelerinin bilançolarını hazırlama
esnasındaki farklı anlayışlar (bunların yol açtığı
olumsuzluklar), önümüzdeki dönemde ülkemizde de yaşanmaması için
şimdiden dikkatli olunması içindi. Taşınır Mal ve Taşınmaz
Mal Kayıtlarının halen yönetmelik ve tebliğ konusundaki
eksiklikleri giderilmedi. Ülkemiz açısından bu ikincil
mevzuatların, borçlanma kapasitesini doğrudan etkileyeceğinden
toplantıdaki konuşmacılar tarafından dile getirilmeyince
belirtme ihtiyacı hissettim. SONUÇ
OLARAK; MİTAGED
olanakları ile 2005 yılında "İÇ VE DIŞ BORÇLANMA-EK
MALİ OLANAKLAR" konusunda 2 kez toplantı düzenlemiştik.
Bu toplantılar esnasında Belediyelerin Mali Yönetim ve Finansal Yönetim
konusunda oldukça büyük bilgi eksikliği içinde olduğunu görmüştük.
Mevcut mali yapı ve mali raporlama anlayışı ile bir borçlanma
kapasitesi sorunu olduğu belliydi. Bu nedenle 2006 yılından
itibaren tüm eğitimlerimizi bu konudaki bilgi eksikliğinin
giderilmesi için düzenledik. 3 yıldır üzerinde çalıştığımız
ve eğitim verdiğimiz konuların seçiminde aslında ne kadar
isabetli davrandığımızı, bu iki günlük toplantılar esnasında
görmüş oldum. MİTAGED olarak sorunların varlığını çok daha
önce tespit etmiştik ve şimdi Belediyelerin de bu sorunları
gerçek bir sorun olarak algılamaya başlamaları önemlidir. Gelecek
günlerde Belediyelerin yasalarla kendilerine ek gelirler
verilmesini beklemeden mevcut finans olanaklarını görüp, bundan
sonra değerlendirmeye başlayacaklarını düşünüyorum.
Kanaatimce bu toplantı, borçlanma konusunda yeni bir anlayış ve
yeni bir başlangıç oluşturacak zihinsel zemini hazırlamak açısından
önemliydi. Toplantıların
hazırlanması konusunda gösterdikleri ilgi ve verdikleri emek için
en başta Hazine Müsteşarı H.İbrahim ÇANAKÇI ve İçişleri
Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdür Vali Ercan TOPACA olmak
üzere tüm konuşmacıları da içtenlikle ve saygıyla kutluyorum. Dr.
Erdal KARABAŞ MİTAGED
2. Başkanı Kamu
Yönetimi Doktoru (Doktora:Avrupa
Birliği Yerel ve Bölgesel Yönetimler /Master: Belediyelerin Mali
Yapıları ve Denetimleri) |