|
DAVACI ŞİRKETİN İHALE DIŞI
BIRAKILMASI, İHALE SÜRECİNDE YAPILAN BİR İŞLEM OLDUĞUNDAN, İDARÎ
BAŞVURU YOLU TÜKETİLMEDEN AÇILAN DAVADA, 2577 SAYILI KANUNUN
YUKARIDA ANILAN 14. VE 15. MADDELERİ UYARINCA, İDARÎ MERCİ TECAVÜZÜ
NEDENİYLE, DOSYANIN MERCÎİNE TEVDÎİ KARARI VERİLMESİ GEREKTİĞİ
HK.
Temyiz İsteminde Bulunan : Çukurova İthalat ve İhracat Türk A.Ş.
Vekili : Av. ?
Karşı Taraf : Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. ?
İstemin Özeti : Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 29.11.2004 tarih ve
E:2004/977, K:2004/1859 sayılı kararının; davalı idareye teslim
edilen dozerin şartnameye uygun ve 401 HP beygir gcünde olduğu,
bilirkişi raporu ile davalı idare işleminin hukuka aykırı olduğunun
saptandığı, kararın hukuki dayanağının bulunmadığı öne sürülerek
bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri
bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması
gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi Muammer TOPAL'ın Düşüncesi: Temyiz başvurusu;
davacı şirketin, davalı idare tarafından 04.12.2003 tarihinde yapılan
ihaleye alınmayıp, ihale dışı bırakılmasına ilişkin işleme
karşı yapılan şikâyet başvurusunun reddine dair işlemin iptali
istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının
bozulması istemine ilişkindir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 54, 55, 56 ve 57. maddeleri uyarınca,
yapım müteahhidi, tedarikçi ya da hizmet sunucusu tarafından, bu
Kanun hükümlerine uygun olmadığı iddia edilen ve düzeltilmesi
istenilen durumlar belirtilerek Kamu İhale Kurumu'na yapılacak
itirazen şikâyet başvurusu, idari dava açılmadan önce tüketilmesi
zorunlu başvuru yoludur. İtirazen şikâyet başvurusu hakkında,
yetkili makam olan Kamu İhale Kurulu'nca tesis edilmiş bir karar
mevcut olmadıkça, idari başvuru yolunun tüketildiğinden söz
edilemez. Bu yol tüketilmeden de dava açılması söz konusu değildir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinde ise,
açılan davada idari merci tecavüzü bulunup bulunmadığının ilk
inceleme sırasında inceleneceği, 15. maddesinde de, idari merci
tecavüzü halinde, dilekçelerin görevli idari mercie tevdiine karar
verileceği hüküm altına alınmıştır.
Olayda, davacı şirketin 4734 sayılı Kanunun 10/f maddesi ile Mal
Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 47/f maddesi hükümleri
uyarınca ihale dışı bırakılması işlemi, idare tarafından,
ihale sürecinde yapılan bir işlem olduğundan, 4734 sayılı
Kanunun anılan hükümleri uyarınca bu işleme karşı yapılan şikâyet
başvurusunun reddi üzerine, Kamu İhale Kurumu'na başvurulması
gerekirken, şikâyet başvurusunun reddi üzerine yetkili idari
merciin kararı bulunmaksızın dava açılmasında anılan mevzuat hükümlerine
uyarlık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, idari başvuru yolu tüketilmeden açılan davada, 2577
sayılı Kanunun yukarıda anılan 14. ve 15. maddeleri hükümleri
uyarınca idari merci tecavüzü nedeniyle, dosyanın merciine tevdii
kararı verilmesi gerekirken, bu aşamada açılan davanın reddi
yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi
kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Mehmet KARAOĞLU'nun Düşüncesi: İdare ve
Vergi Mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek
bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması
gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı
nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz
edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirketin, davalı idare tarafından 04.12.2003
tarihinde yapılan ihaleye alınmayıp, ihale dışı bırakılmasına
ilişkin işleme karşı yapılan şikâyet başvurusunun reddine dair
30.01.2004 tarih ve 0185 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış,
İdare Mahkemesi'nce; davalı idarece yapılan inceleme, bilirkişi
raporu ve teftiş kurulu raporuyla, teknik şartnameye uymayan dozerin
motor gücü artırılarak şartnameye uygun hale getirilmek ve bu şekilde
teklif verilmek suretiyle davalı idareyi yanılttığı, ihaleyi haksız
rekâbet ortamına sürüklediği anlaşılan davacı şirketin,
mevzuat hükümleri uyarınca ihale dışı bırakılması yolunda
tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından
temyiz edilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 54. maddesinde "İdareler ve
ihale komisyonları, ihalelerin bu Kanunda belirtilen esas ve usullere
uygun olarak yapılması hususunda yapım müteahhidi, tedarikçi veya
hizmet sunucusuna karşı da sorumludur. Bu sorumlulukların ihlâli
sonucu bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının
muhtemel olduğunu iddia eden yapım müteahhidi, tedarikçi veya
hizmet sunucusu aşağıda belirtilen aşamaları takip ederek yazılı
şikâyet suretiyle inceleme talebinde bulunabilir." hükmü yer
almış, 55. maddesinde "İhalelere ilişkin olarak yapım müteahhidi,
tedarikçi veya hizmet sunucusu tarafından öncelikle idareye şikâyette
bulunulur. Bu şikâyetler; a) Sözleşme imzalanmamışsa, b) Yapım
müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusunun şikâyete yol açan
durumların farkına vardığı veya farkına varmış olması gerektiği
tarihi izleyen onbeş gün içinde yapılmışsa, idarece dikkate alınır.
İdare, şikâyetin verilmesini izleyen otuz gün içinde gerekçeli
bir karar alır. Bu kararda, şikâyet tamamen veya kısmen haklı
bulunmuşsa alınması gereken düzeltici önlemler de belirtilir. Anılan
karar, bütün aday veya isteklilere karar tarihini izleyen yedi gün
içinde bildirilir. Belirtilen süre içinde bir karar alınmaması
veya süresinde alınan kararın uygun bulunmaması durumunda aday
veya istekli karar verme süresinin bitimini veya karar tarihini
izleyen onbeş gün içinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda
bulunabilir." hükmüne yer verilerek, istekliler tarafından şikâyetin
öncelikle ihaleyi yapan idareye yapılması ve şikâyet konusunun
sulhen çözülmeye çalışılması öngörülmüştür. Anılan
Kanunun 56. maddesinde "İhalelere ilişkin olarak yapım müteahhidi,
tedarikçi ya da hizmet sunucusu tarafından, Kurumun nihaî kararları
üzerine yargıya başvurma hakkının saklı olduğu da belirtilmek
suretiyle bu Kanun hükümlerine uygun olmadığı iddia edilen ve düzeltilmesi
istenilen durumların bildirilmesi kaydıyla, yukarıda belirtilen
hallerde ve sürede Kuruma sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikâyet
başvurusunda bulunulabilir." hükmüne yer verildikten sonra,
Kurulun, Kuruma gelen itirazen şikâyet başvurularıyla ilgili
olarak gerekçesini belirtmek suretiyle maddede 3 bent halinde
belirtilen işlemlerden birine karar vereceği belirtilmiş; maddenin
6. ve 7. fıkralarında "İtirazen şikâyet, dava açılması öncesinde
kullanılması zorunlu bir başvuru yoludur. Kurum, yapılan itirazen
şikâyet başvuruları üzerine, idarece ihale işlemlerine devam
edilmesi kararı alınan hallerde beş gün, diğer hallerde ise onbeş
gün içinde ihale sürecinin devamına ilişkin karar alır. Kurum,
nihaî kararını başvuruyu izleyen kırkbeş gün içinde verir.
Kurul tarafından verilen bütün kararlar, taraflara karar tarihini
izleyen beş gün içinde tebliğ edilir. Ayrıca, bu kararlar Resmî
Gazetede Kurum tarafından yayımlattırılır." hükmü; Kanunun
57. maddesinde de "Şikâyetler ile ilgili Kurum tarafından
verilen nihaî kararlar Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde dava
konusu edilebilir ve bu davalar öncelikle görülür." hükmü
yer almıştır.
Diğer taraftan, 17.01.2003 tarih ve 24996 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan İhalelere Karşı Yapılacak İdari Başvurulara Ait Yönetmelik'in
3. maddesinde "İhale süreci: İhale yetkilisince ihale onayı
verildiği tarihten itibaren başlayan; sözleşmenin ihale yetkilisi
ve yüklenici taraflarca imzalanıp notere onaylattırılması ve
tesciliyle, notere onay ve tescil gerekmeyen hallerde taraflarca sözleşmenin
imzalanmasıyla tamamlanan süreci, ifade eder." hükmüne yer
verilmiştir.
4734 sayılı Kanun'un yukarıda değinilen maddeleri uyarınca, yapım
müteahhidi, tedarikçi ya da hizmet sunucusu tarafından, bu Kanun hükümlerine
uygun olmadığı iddia edilen ve düzeltilmesi istenilen durumlar
belirtilerek Kamu İhale Kurumu'na yapılacak itirazen şikâyet başvurusu,
idarî dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu başvuru yoludur.
İtirazen şikâyet başvurusu hakkında, yetkili makam olan Kamu İhale
Kurulu'nca tesis edilmiş bir karar mevcut olmadıkça, idarî başvuru
yolunun tüketildiğinden söz edilemez. Bu yol tüketilmeden de dava
açılması söz konusu değildir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinde ise,
açılan davada idarî merci tecavüzü bulunup bulunmadığının ilk
inceleme sırasında inceleneceği, 15. maddesinde de, idarî merci
tecavüzü halinde, dilekçelerin görevli idarî mercie tevdîine
karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin, davalı idare tarafından
04.12.2003 tarihinde yapılan 3 adet forklift alımına ilişkin
2003/71222 kayıt numaralı ihaleye vermiş olduğu teklif zarfının,
4734 sayılı Kanunun "İhaleye Katılımda Yeterlik Kuralları"
başlıklı 10/f maddesi ile Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin
"İhale Dışı Bırakılma" başlıklı 47/f maddesi hükmüne
dayanılarak ihale komisyonunca değerlendirmeye alınmayıp, ihale dışı
bırakılmasına ilişkin işleme karşı yapılan şikâyet başvurusunun
reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacı şirketin anılan Kanun uyarınca ihale dışı bırakılması
işlemi, idare tarafından, ihale sürecinde yapılan bir işlem olduğundan,
4734 sayılı Kanunun anılan hükümleri uyarınca bu işleme karşı
yapılan şikâyet başvurusunun reddi üzerine, Kamu İhale Kurumu'na
başvurulması gerekirken, şikâyet başvurusunun reddi üzerine
yetkili idarî mercîin kararı bulunmaksızın dava açılmasında anılan
mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, idarî başvuru
yolu tüketilmeden açılan davada, 2577 sayılı Kanunun yukarıda anılan
14. ve 15. maddeleri uyarınca, idarî merci tecavüzü nedeniyle,
dosyanın mercîine tevdîi kararı verilmesi gerekirken, bu aşamada
açılan davanın esasının incelenmesi sonucu verilen İdare
Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyiz isteminin kabulüne, Ankara 3.
İdare Mahkemesi'nin 29.11.2004 tarih ve E:2004/977, K:2004/1859 sayılı
kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın
adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.
BŞ/Aİ
|